Kadın Kurtuluş İdeolojisi

KADIN KURTULUŞ İDEOLOJİSİ

Kadın kurtuluş ideolojisinin 5 temel ilkesi vardır.
1. İlke Yurtseverlik
2. İlke Özgür irade ve Özgür Düşünce
3. İlke Örgütlülük 4.İlke Mücadele
5. İlke Estetik ve Güzelliktir

Kadın Özgürlük Hareketi Kürdistan’ın bağrından çıkan bir harekettir.Toprağa ve köklerine bağlılık çok temel özgürleşme ilkesidir. Her şey kendi kökleri üzerinde doğru ve sağlam bir gelişim sağlar.
Köklerinden kopuş özünden kopuştur. Tersi ise özüyle buluşmak ve yabancılaşmayı aşmaktır.Kadında var olan yurtseverliği derinleştirme, güçlendirme ve topluma yayma temel mücadele ilkesidir.
Kendi kökleriyle buluşan , kendi tarihiyle buluşan kadın kendisini tanıyan kadındır.
Yani kadının kendisini var etmesinde, kendisini oluşturmasında, irade kazandırmasında Yurtseverlik belirleyici bir role sahiptir.Yurtseverlik kendi geçmişine, kendi özüne dönüştür.

Kürt kadını, halkın ve toplumun yaşadığı sorunları kendi sorunları olarak ele almak durumundadır. Kadın özgürlüğünü ulusal ve toplumsal özgürlükten kopuk ele alan anlayışın başarı şansı yoktur.
Şimdiye kadar egemen sistemin Kürdistan’a dönük uyguladığı bütün politikalarda toprağından koparma, ülkesine yabancılaştırma, kürt kültürünü yozlaştırma politikaları baş sırada yer almaktadır. Bu anlamda kadına dönük çok özel uygulamalar vardır. Çünkü kadında yurtsever öz daha güçlüdür, kültür taşıyıcıdır, erkeği etkileme ve toplumu şekillendirme gücü yüksektir.
Kadın, halkın komünal değerlerine daha bağlıdır, çünkü komünal değerlerin yaratıcısıdır. Kadında komünal kültür, bilinç, bellek, duygular daha güçlüdür.

Kürdistan’a dönük politikalarda kadın her zaman temel hedef yapılmıştır. Kadının kendine yabancılaşması, toprağına yabancılaşması yönünde çok yoğun özel savaş uygulamaları vardır.
Egemen sistem medyayla kadını etkilemeye çalışmaktadır. Diziler ve şarkılarla, popüler kültürle yapılmak istenen Kürt kültürünü yozlaştırmaktır. Sistem asimilasyon politikalarını esas olarak kadın üzerinden geliştirmeye çalışmaktadır.
Yaşanılan ciddi aşınmalar nedeniyle kadında var olan yurtseverliği derinleştirme, güçlendirme, bunu topluma yayma, Kürt halkına yayma temel bir mücadele ilkesidir.

2. İlke Özgür İrade ve Özgür Düşünce
Erkek egemen sistem, kadını iradeden, kadını düşünceden kopartmıştır. Kadın üzerinde uyguladığı baskı, sömürü, ezme politikaları kadında çok ciddi bir düşünce ve irade kaybına yol açmıştır. Kadının irade kazanması için her şeyden önce kendinde öz bilinci oluşturması gerekir.
Kadın kendini düşünsel olarak ne kadar geliştirirse, bilinç olarak derinleştirirse, bilincini yükseltirse o oranda öz iradeye kavuşur. Söz, karar ve eylem sahibi olur. Bir o kadarda bulunduğu ortamlarda etkili olur, kendisini hissettirir. Alınan kararlarda belirleyici bir rol oynar, rengini yansıtır.

Kadın üzerinde tahakküm, kadın düşünsel olarak geriletilerek sağlanmıştır. Düşünsel olarak yaşadığı gerileme kadında köleliği derinleştirmiştir. Bunun aşılmasına dönük yapılan çalışmalarla kadını düşünsel, kişiliksel, iradesel olarak geliştirmek amaçlanmıştır.Bu çalışmalar özgür kadını yaratma çalışmasıdır. Özgür kadınla özgür toplumu yaratma çalışmasıdır.
Düşünceden koparılan öz iradeden yoksun bırakılan kadının öz düşüncesini, öz iradesini geliştirerek toplumsal dönüşümde belirleyici rol oynamasını sağlamak mücadelesidir.

3. İlke Örgütlülük

Kadının ezilmesinin temel bir nedeni örgütlülüğünün dağıtılmasıdır. Neolitik dönemde komünal değerlerin damgasını vurduğu kadın sisteminin dağıtılmasıyla ataerkil sistem kuruldu. Örgütlülüğün dağıtılması kadın parçalanmasına, kadının dağılmasına, kadının iradesiz kalmasına ve ezilmesine yol açar.
Örgütlülük Nedir?
Örgütlülük en büyük güçtür. Örgütsüz insan bir hiçtir.
En Örgütsüz bırakılan güç kadındır.
Örgütsüz bırakıldığı için en fazla sömürülen, en fazla ezilen cins kadındır.
Ezilen halk gerçeği de en örgütsüz halk gerçeğidir. Kürtlerin bu kadar ezilmesinin temel nedenlerinden biri kesinlikle örgütsüz olmalarından kaynaklıdır.
Örgütsüzlük güç yoksunluğudur ve dolayısıyla irade yoksunluğudur.
Örgüt ise irade ve güç birliğidir.
Örgütlenme kadın açısından daha hayati bir öneme sahiptir.
Örgütsüz kadın bitmiş kadındır.
Örgütlülüğünü oluşturmak, örgütlülüğü geliştirmek, güçlendirmek çok temel bir öneme sahiptir.

4. İlke Mücadele

Mücadelenin güçlü olması için öz bilincin, öz iradenin güçlü olması ve örgütlülüğün sağlanmış olması gerekir. Her üçünün varlığı güçlü ve radikal bir mücadeleye yol açar.
Kadın mücadelesizlikten kaynaklı olarak yaşamın bütün alanlarından soyutlanmıştır.
İzole edilmiştir.
Mücadelesizlikten kaynaklı güç olamamıştır, etkili olamamış, kendisini var edememiş ve varlık gösterememiştir.
Bir çok kadın hareketinin mücadeleri güçlü bir ideolojiye, güçlü bir felsefeye, örgütlülüğe, mücadele stratejisine dayanmadığı için etkili ve kalıcı olamamıştır.

5. İlke Estetik ve Güzellik

Estetik ve Güzellik derken akla sadece fiziki güzellik gelmemelidir.
Kadının bedensel olarak da kendisin estetik kılması, kendini güzel kılması, sanatsal kılması önemlidir, gereklidir.
Fakat Düşünsel güzellik, ruhsal güzellik, duygusal güzellik temel noktalardır.
Düşüncesi güzel olmayan, yani düşüncesi gelişkin-derin ve büyük olmayan, duygusu, ruhsal dünyası gelişkin zengin ve yüce olmayan kadının fiziğide güzel değildir.
Özgürleştirici, değiştirici ve dolayısıyla özgürlüksel düzeyi yaratmada etkileyici bir değeri yoktur.
Zaten özü itibariyle estetik ilkesi yaşamın güzelleştirilmesidir. Yaşamın tüm kirliliklerden ve çirkinliklerden arınmasıdır.
Kadının düşünce, duygu, ruh ve beden bütünselliği kadın kişiliğinin bileşkesidir. Özggür kadın kişiliği açısından gerçek ve değerli olan kuşkusuz bu estetik anlayışıdır.

Kadın geleneksel kaldıkça erkeğe hizmet eder, erkeği tatmin eder, erkek zihniyetini ve sistemini besler. Bu durumunda kadın açısından, toplum açısından, insanlık açısından özgürleştirici bir değeri yoktur.
Kapitalizm kadın sadece bir meta olarak kullanır.
Cinsiyetçi sistem sattığı her nesnede kadının bedenini-cinselliğini kullanıyor.Bizim estetik ölçülerimiz bu biçimde değildir.Aksine bu çirkin gerçekliğe karşı savaştır.Kadını nesneleştiren sömürgeci zihniyete ve politikalara karşı büyük bir savaş bizim estetik anlayışımızdır.

Geleneksel-özellikler yerine her açıdan özgürlükçü temelde yeni bir kişiliği-yaşamı yaratmaktır.
Estetik anlayışımız, yeni kadın tipini, özgür kadın tipini yaratmaktır.
Sistemin düşünsel, duygusal, bedensel ve ruhsal olarak kadına özümsettiği, kadına benimsettiği özelliklerden kadını arındırmaktır.